Evlilik Bunamaya Engel Olur Mu?

Bunama istatistikleri maalesef bunamanın diğer adıyla demansın gittikçe çoğaldığını gösteriyor. Demans dünyada yaklaşık 50 milyon kişide görülüyor ve her 3 saniyede bir kişi daha demans ile mücadeleye başlıyor. Dünyada ölüme neden olan hastalıklar arasında bunama 7. sırada yer alıyor.

 

Peki adını sıkça duyduğumuz demans nedir, diğer bir deyişle bunama nedir, nasıl olur? Demans, kısaca zihinsel becerilerin zayıflaması olarak açıklanabilir. Latince mens kelimesine dayanan demans, zihnin sonradan kaybedilmesi anlamına gelir. Kişide unutkanlık ortaya çıkar  ve zihinsel beceriler yavaş yavaş kaybolur. 7 farklı evrede yaşanan demans her yaşta görülebilse de özellikle yaşlılık demans riskini artırır. Bunama adı verilen demansın en bilinen türü Alzheimer’dır. Alzheimer, diğer demans türlerinden farklıdır ve ortaya çıkış nedenleri de farklılıklar taşır. Bu nedenle farklı bir başlık altında incelenebilir.

 

Kişilerde görülen demans belirtileri;

– Sürekli aynı soruları sormak, aynı şeyi anlatmak, eşyalarını kaybetmek veya unutmak, evde ütü, ocak gibi şeyleri açık unutmak,

– Yön bulma konusunda zorlanmak, bildiği adreslerde bile yön bulma zorluğu yaşamak,

– Kelimeleri unutmak, doğru sözcüğü bulamamak, kelime hazinesinin azalması, konuşma bozuklukları, günlük ve basit kelimeleri bile hatırlamakta zorlanmak,

– Görsel hafızanın kötüleşmesi, yüzleri, mekanları, nesneleri tanıyamamak,

– Odaklanmakta, karar vermekte, esprileri ya da cümleleri anlamakta zorlanmak,

– Dürtü bozuklukları nedeniyle, yaşına  ve konumuna uygunsuz davranışlar göstermek,

– Düşünce bozuklukları nedeniyle, insanları hırsızlık, sadakatsizlik, terk etme gibi konularda suçlamak,

– Depresif ruh hali, kaygı bozuklukları, tahammülsüzlük, huzursuzluk gibi belirtiler göstermek,

– Herhangi bir amacı olmayan davranışları, jest ve mimikleri sürekli tekrarlamak, yerinde durmamak, yer değiştirmek olarak sıralanabilir.

 

Evlilik ve Demans İlişkisi

Yapılan son çalışmalara göre, hayatları boyunca bekar olan kişilerde demans gelişme riski, evli kişilere göre %42 daha fazladır. Boşanmış ya da eşini kaybetmiş kişilerin demans yaşaması riski de, evlilere göre %20 daha fazladır. Peki evlenmek ve bir alyans takmak bunama riskini azaltır mı? Diğer bir deyişle evlenmek, bunama riskini azaltmak için yeterli midir? Araştırmacılar bu soruya hayır cevabını veriyorlar. Evli çiftlerde bunamanın daha az görülmesinin nedeninin, evli çiftlerin bunamayı önleyecek önerileri farkına vararak ya da varmayarak uygulamasından kaynaklandığı öne sürüyorlar. Örneğin, bunamayı engelleyen faktörlerden biri olan sosyal etkileşimler ve bunun beyinde yarattığı egzersiz deneyimi, evli çiftlerin düzenli olarak sosyalleşmesi ile elde edilebiliyor. Bunamayı önleyen öneriler;

– Sigarayı bırakmak,

– Düzenli kardiyovasküler antrenman yapmak,

– Kitap okumak, eğitim almak,

– Sağlıklı ve dengeli beslenmek,

– Kilo kontrolü sağlamak,

– Trafikte ve günlük hayatta güvenlik kurallarını takip etmek,

– Düzenli ve yeterli uyumak,

– Depresyon, kaygı bozukluğu ve stres gibi zihin sağlığını tehdit eden problemleri ortadan kaldırmak,

– Sosyalleşmek,

– Oyunlar, hobiler ile zihni aktif bir şekilde kullanmak olarak sıralanabilir.

 

Evli çiftler, düzenli bir hayata sahip olurlar. Bu düzenli hayatta birlikte sağlıklı yeme içme alışkanlıkları, uyku düzeni ve egzersiz gibi seçimleri yaparlar. Ayrıca, çiftlerden biri depresyon, kaygı bozukluğu ya da stres yaşadığında, diğer kişi bunu fark ederek, duygusal destek verebilir. Bunun yanı sıra çiftler gerek aileleri, gerek iş arkadaşları gerekse dostları ile sık sık sosyalleşirler. Bu da sosyal bağlarını sıkı tutmalarını sağlar.

 

Özetle; evlilik hayatı taşıdığı özellikler nedeniyle, kişinin bunamaya karşı alabileceği önlemleri, kendiliğinden de sunabilmektedir. Ancak bu durum, bekar kişilerin, düzenli ve sağlıklı bir yaşam biçimini, duygusal desteği ve sosyal hayatı sürdürerek, kendilerini bunamadan koruyabileceğini göstermektedir.