Günümüzde İnsanlar Neden Boşanıyor?

Yaşadığımız çağ ile anne babalarımızın yaşadığı dönem arasında ciddi farklar var. Geçmişte ilişkilerin ve evliliklerin sonlanması için bambaşka nedenler söz konusu iken bugün boşanma denince bambaşka nedenler ortaya çıkıyor. Peki günümüzde insanlar neden boşanıyor? Bu sorunun en sık rastlanan cevaplarını bir araya getirdik.

 

Yanlış Nedenlerle Evlilik Kararı Almak

Günümüzde en sık rastlanan boşanma sebeplerinden biri kişinin evlenme kararı aldığı o ana dayanıyor. Evlilik kararını alırken toplum, maddiyat, sosyal çevre ve yaş gibi dış faktörlerden fazlasıyla etkilenen kişiler bir süre sonra doğru ilişki içinde olmadıklarını anlayarak pişman oluyor. Bu pişmanlık da kişiyi maalesef boşanmaya götürüyor.

 

Bireysel Kimliğini Kaybetmek

Bir birey eğer evlendikten sonra kendini bireysel olarak tanımlayamıyorsa, çift olarak sahip oldukları fikirlerin dışına çıkamıyorsa, kendi ilgi alanlarından uzaklaşıyor ve çift gibi yaşamaya devam ediyorsa, bu durum ilişkide uzun vadede ciddi problemler doğuruyor. Kişinin kendi beğenilerini, isteklerini ve ihtiyaçlarını açıkça belirtip karşılayamadığı ilişkiler maalesef boşanma kararına doğru sürükleniyor.

 

Anne Babalık Görevlerine Kapılıp Gitmek

Evliliklerde kişiler için öncelikli olan eşleri iken bir çocuğun dünyaya gelmesi ile bu öncelikler ortadan kalkıyor. Anne babalık ile fazlasıyla meşgul olan çiftler, birbirilerine karşı ilgi göstermeyi, ilişkilerini beslemeyi unutuyor. Çocuk büyüyüp evde uzaklaştığında ise anne ve baba yeniden dönüp ilişkilerine bakıyor. Bunca yıl içinde birbirlerinden ayrı kaldıklarını anlıyor, ilişkileri ve ortak yönleri zayıfladığı için boşanma kararı alabiliyor.

 

Aynı Görüşlere Sahip Olmamak

Evlilik öncesi çiftler birbirini ne kadar uzun süre tanısa da bazen aynı evde yaşamaya başlayınca her şey değişebilir. Örneğin sizin için hafta sonu tatili evde ayaklarınızı uzatıp oturmakken onun için dışarı çıkıp arkadaşlarla buluşmak olabilir. Eşlerden biri para harcamayı severken, diğeri sadece harcama taraftarı olabilir. Bu gibi görüş ayrılıkları ve yaşam biçimleri uzlaşma gerçekleşmediği takdirde evlilikleri baltalayabiliyor.

 

Cinsel Birliktelik Yaşamamak

Genellikle kadınlar romantik yaklaşımlar isterken erkekler de cinsel yakınlık arzusundadır. Her ikisinin bir arada yaşandığı cinsel birliktelikler iki taraf için de tatmin edici olacaktır. Ancak taraflardan biri diğerinin isteklerine sırt çevirmeye başladığında karşı tarafta birlikteliğe ya da romantizme yanaşmayacaktır. Bu durum uzun süre devam ederse ciddi problemlere neden olabilir ve iş boşanmaya dek gidebilir.

 

Beklentilerin Karşılanmaması

Hepimiz evliliğimize ve eşimize karşı belli beklentilere sahibizdir. Bu beklentilerimiz karşılanmadığında mutsuz oluruz ve eşimizin bu mutsuzluğu ortadan kaldırmasını isteriz. Bunun için isteyerek ya da istemsizce şikayet etmeye, eleştirel davranmaya, tehdit etmeye, cezalandırmaya ya da söylenmeye başlarız. Beklentilerimiz çoğalıp karşılanmadıkça bu davranış şeklimiz de sertleşir. Sürekli bu gerilim içinde yaşayan çiftler ilişkiden bıkabilir, boşanmayı tercih edebilir.

 

Maddi Bakış Açısının Uyumsuz Olması

Maddi problemler tıpkı geçmişte olduğu gibi günümüzde de evliliği yıpratan nedenler arasında kendine yer buluyor. Çiftlerden biri bugünü düşünerek yaşıyorken diğer geleceği düşünerek birikim yapmak istiyorsa ve her iki tarafın da maddi bakış açısı asla esneklik göstermiyorsa bu durum ilişkinin kopmasına ve ayrılığa neden olabiliyor.

 

Farklı Şeylere İlgi Duymak

Evliliklerde kişinin kendine ait kişisel alana sahip olması çok önemlidir. Ancak hemen her ilgi alanınızın farklı olduğu, boş zamanlarınızı tamamen farklı aktivitelerde harcadığınız bir ilişki çok uzun ömürlü olmayacaktır. 

 

Şefkatli Dokunuşların Kaybolması

Eşler arasında cinsel birliktelik kadar önemli olan şeylerden biri de iki kişinin birbirine şefkatle yaklaşması ve dokunmasıdır. Örneğin birbirinden ayrılırken öpüşmek, el ele tutuşmak, gün içerisinde sarılmak gibi şefkatli davranışlar yoksa ilişkinin bir ayağı sallanıyor olabilir.